DOLAR

46,2978$% 0.02

EURO

53,7792% 0.36

GRAM ALTIN

6.382,14%1,67

ÇEYREK ALTIN

10.637,00%2,49

TAM ALTIN

42.407,00%2,49

Sabah Vakti a 03:24
Şanlıurfa AÇIK 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X

​Ruhun Karanlık Gecesi: Girdabın İçindekilere ve Bir El Arayanlara

​Girdabın İçindekilere ve Bir El Arayanlara: Sakin Bir Kayanın Üstünden

​Merhaba güzelim, canım, heyecanla ya da korkuyla hayatın başında duranım…

​Gençlik yıllarının sonuna gelmiş; hayatın o amansız girdaplarından, hırçın dalgalarından ve kör kuyularından sağ çıkmış biri olarak bir diyeceğim var. Şimdi dalgaların vurduğu yüksek bir kayanın üstünde, arkamda bıraktığım fırtınayı seyrederek sakin sakin nefes alıyorum. Bu yazı; şu an o girdabın tam ortasında boğulanlara, oraya doğru sürüklenenlere ya da karanlıkta tutunacak bir el arayıp da bulamayarak “Yaşayamıyorum” diye feryat edenlere bir ithaftır. Aklımdan sırasız akan, kalbimden süzülen bu sözler yaralarınıza üflesin diye…

​Bir insan “Yaşayamıyorum” dediğinde, aslında bu dünyayla, yeryüzüyle olan uyumu kesilmiştir. Toprağa ait hissedemez kendini. Çünkü doğanın gereği olan, ruhun en temel ihtiyaçları —sevgi, güven, değer görmek— elinden alınmıştır. Bu dünya, bu insanlar ona yarın için tek bir güven kırıntısı bile vermiyordur artık.

​Hayat böyledir işte; canından çok sevdiğin insan birdenbire değişiverir. Hayatta en çok güvendiğin işin, sığındığın evin, kazandığın paran bir anda tepetaklak olur. Kalbin ortadan ikiye yarılır ve ruhun, adına “ruhun karanlık gecesi” dedikleri o dipsiz kuyuya düşer.

​O karanlıkta ne uyuyabilirsin ne uyanık kalabilirsin. Ne yiyebilirsin ne içebilirsin. Sadece kalbin yanar; kelimeler dilinden kaçar, seni terk eder. Ruhun, zihnin, bedenin paramparçadır. O an hiçbir şey, hiçbir süslü söz seni sakinleştirmeye yetmez. Seni o dünyada tutacak, bırakmayacak tek şey zamandır; bir de sana şefkatle uzanacak baba bir el, sarılacak bir ruhtur.

​Kendine Sarıl, Kalbini Okşa

​Sesimi duyuyorsan gel, buradayım… Hayatta her şey ama her şey insan içindir.

Zamana bırak kendini. Git ve şimdi kendi kollarına sarıl. Kalbini sev, kalbini okşa.

​Belki hayatın sert bir döngüsündesin; belki menopozda, belki andropozdasın. Belki hormonların değişiyor, belki bağırsak-mide florandaki bakteri ekosisteminde bir dengesizlik var, belki de tiroitlerinde, metabolizmanda, yani kendi içindeki evrende bir tutarsızlık yaşıyorsun. hepsi mümkün…

​İnsan kırılıyor, evet. Ama benim asıl sitemim, asıl kızgınlığım insanlara değil. Benim sitemim, bana bu acıları layık gören o büyük güce, o her şeyin üstündeki sisteme… En çok güvendiğim o büyük irade, nasıl yapar da bu kadar acıyı dünyaya salar? Nasıl izin verir bir karıncanın suda boğulmasına, evine gitmek isteyen bir canın yolda yok olmasına? Asıl sitemim O’nadır…

​Yoksa insana kızmıyorum; bilirim ki gün gelir insan çiğlik yapar. Ben bile birinden gitmişimdir mutlaka, birilerini kırmışımdır bilmeden.

​O yüzden bırak; giden gitsin, tutma. Para mı gitti, ev mi yıkıldı? Bırak. Bir gün sen de çıkacaksın o girdaplardan; o boğulmalar, o karanlık çukurlar elbet bitecek. O hayal kırıklıkları, ölenler, kaybolanlar, terk edenler… Hepsi bir gün nihayete erecek.

​Geleceğe Doğru Bir Bakış

​Bir gün gelecek, dünyada bir tek sen kalacaksın. Yaşalanacaksın; elinde bir bastonla, bir bankta sakince oturacaksın. Tanıdığın, sevdiğin, canını yakan birçok kişi çoktan ölmüş, bu dünyadan göçmüş olacak. Sokaktan geçen yeni insanlar, gençler seni görmeyecek bile; onlar kendi hayat mücadelelerini yaşarken, sen sadece sakince oturup izleyeceksin.

​Ve o an anlayacaksın her şeyi…

​Bir zamanlar annenin kucağında, o sıcacık güvenle başlayan doğumu…

​Ve şimdi, yanında artık annen yokken, o sakin bankta seni sessizce bekleyen o büyük ve kaçınılmaz yaşlılığı.

​Doğanın kanunu bu, hepimiz için geçerli.

​Girdabın içindeki güzel ruh;

Hepsi geçecek. O kayanın üstüne sen de oturacaksın. Sadece nefes al, zamana bırak ve o kırık kalbini şefkatle okşamaktan vazgeçme.

Meltem Yalçın

#​​Ruhun karanlık gecesi

#​Hayatın zorluklarıyla baş etme

#​Kendi kendine şefkat / Kendine şefkat göstermek

#​Edebi denemeler / Hayata dair denemeler

#​Zor zamanlarda teselli

#​İçsel dönüşüm ve olgunlaşma

#​Hayatın anlamı ve yalnızlık

#​Felsefi ve edebi yazılar

#edebiyat #deneme #edebiyazılar #gününözü #okumahalleri #yazarlık #blogyazarı #edebiblog

#ruhunkaranlıkgecesi #şifalanma #kendineşefkat #içselyolculuk #farkındalık #yalnızlık #zamanabırak #teselli

hayatadair #gününnotu #felsefe #yaşamak #motivasyon

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

AKSÂ

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.