DOLAR

49,1432$%0,03

EURO

54,9452€%-0,18

GRAM ALTIN

6.644,78%1,51

ÇEYREK ALTIN

10.873,00%1,06

TAM ALTIN

43.352,00%1,06

Sabah Vakti a 05:39
Şanlıurfa AÇIK 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X
Edebiyatkulisi

Edebiyatkulisi

23 Eylül 2026 Çarşamba

Bombalar yalnızca binaları yıkmadı… Yeni Kitap

Bombalar yalnızca binaları yıkmadı… Yeni Kitap
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bombalar yalnızca binaları yıkmadı…

Hastaneleri susturdu, çocukların oyuncaklarını enkazın altına gömdü, annelerin ninnilerini feryada dönüştürdü.

Gazze’de açlık yoksulluktan değil, bir silaha dönüştürülmüştü. Çocuklar bir lokma ekmeğe, bir kutu mamaya; yaralılar bir doz anesteziye, doktorlar ise yalnızca görevlerini yapabilmenin asgari imkânlarına hasret bırakıldı.

Dünya uzun süre sustu. Bu sessizlik uzadıkça işgalin acımasızlığı daha da büyüdü.

Fakat bütün bu karanlığın içinde teslim olmayan bir umut vardı…

Dr. Ayyâd’ın şahsında bir doktorun vicdanı, Gazze halkının direnişiyle birleşti. Her ameliyat bir direnişe, kurtarılan her hayat ise insanlığın henüz ölmediğine dair sessiz bir şahitliğe dönüştü.

Gazze: Umuttan Geriye Kalan, yalnızca bir savaş romanı değildir.

Bu eser; kuşatma, açlık ve sistematik saldırının yol açtığı yıkımın ortasında insan onurunun, imanın ve umudun nasıl ayakta kalabildiğini anlatan sarsıcı bir vicdan hikâyesidir.

Çünkü bazen geriye şehirler kalmaz…
Ama umut kalır.
Ve bazen bir halkı ayakta tutmaya yalnızca o yeter.

Asalet Yayınları’ndan yüreklere dokunan güzel bir roman…

📖 GAZZE’DE GERİYE KALAN

Acının, sabrın ve umudun gölgesinde kalan bir hayat hikâyesi…
Gazze’den geriye kalan yalnızca hatıralar değil; anlatılması gereken hikâyeler…

Devamını Oku

Yeni Kitap: Mühendislikten Savunmaya, OSINT’in Stratejik Dünyasına Kapsamlı Bir Bakış

Yeni Kitap: Mühendislikten Savunmaya, OSINT’in Stratejik Dünyasına Kapsamlı Bir Bakış
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Mühendislik, savunma sanayii ve Ar-Ge dünyasında bilgi artık yalnızca arşivlenen bir veri değil; doğru analiz edildiğinde stratejik bir güce dönüşüyor. Bu anlayıştan hareketle hazırlanan Mühendislik, Savunma ve Ar-Ge Perspektifinde OSINT: Teori, Metodoloji ve Uygulama adlı kitap, açık kaynak istihbaratını mühendislik ve teknoloji perspektifinden ele alıyor.

Mazlum Kani Tan imzasını taşıyan eser, OSINT olarak bilinen Açık Kaynak İstihbaratı kavramını yalnızca internetten bilgi toplama yöntemi olarak değil; veriyi araştırma, doğrulama, ilişkilendirme, analiz etme ve anlamlı istihbarata dönüştürme süreci olarak inceliyor.

GÖRÜNENİN ARDINDAKİ BİLGİYİ OKUMAK

Günümüzde sosyal medya paylaşımları, haberler, teknik dokümanlar, kamuya açık raporlar, görseller ve dijital izler önemli miktarda bilgi barındırıyor. Ancak asıl mesele, bu bilgilerin doğru kaynaklardan toplanması ve doğru yöntemlerle analiz edilmesi.

OSINT tam da bu noktada devreye giriyor.

MİT’in tanımında da açık kaynak istihbaratı; açık kaynakların dikkatli biçimde analiz edilmesi, güvenilir bilgilerden yararlanılması ve bunların kullanılabilir istihbarata dönüştürülmesi süreci olarak açıklanıyor. (mit)

SAVUNMA VE AR-GE AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?

Savunma teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde mühendislik, yapay zekâ, siber güvenlik, sensör teknolojileri, haberleşme ve ileri teknoloji alanları stratejik önem taşıyor. Türkiye’de de savunma sanayii Ar-Ge çalışmalarında yapay zekâ, otonomi, siber güvenlik ve yeni nesil teknolojiler öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. (Savunma Sanayi)

Bu nedenle OSINT yalnızca istihbarat uzmanlarının değil; mühendislerin, araştırmacıların, akademisyenlerin, savunma sanayii profesyonellerinin ve teknoloji alanında çalışanların da ilgisini çeken bir çalışma alanı haline geliyor.

TEORİDEN UYGULAMAYA

Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri ise OSINT’i yalnızca kavramsal düzeyde bırakmayarak teori, metodoloji ve uygulama ekseninde değerlendirmesi.

Eserde okuyucuya;

  • Açık kaynak istihbaratının temel yaklaşımı,
  • Bilgi toplama ve doğrulama süreçleri,
  • Verilerin analiz edilmesi,
  • Mühendislik bakış açısıyla istihbarat,
  • Savunma ve teknoloji alanlarında OSINT,
  • Ar-Ge süreçlerinde açık kaynaklardan yararlanma,
  • Bilginin anlamlı istihbarata dönüştürülmesi

gibi başlıklar üzerinden farklı bir perspektif sunuluyor.

“BİLGİ HERKESİN ÖNÜNDE, ÖNEMLİ OLAN ONU OKUYABİLMEK”

OSINT’in temel gücü de burada ortaya çıkıyor: Bilgi çoğu zaman gizli değil; fakat dağınık, karmaşık ve farklı kaynaklara yayılmış durumda.

Açık kaynaklardan elde edilen verilerin bir araya getirilmesi, karşılaştırılması ve analiz edilmesi sayesinde tek başına önemsiz görünen ayrıntılar anlamlı sonuçlara dönüşebiliyor. (Teyit)

Mühendislik, Savunma ve Ar-Ge Perspektifinde OSINT: Teori, Metodoloji ve Uygulama, teknoloji ile istihbaratın kesiştiği bu alanı merak eden okuyucular için dikkat çekici bir çalışma olarak raflardaki yerini almaya hazırlanıyor.

Yeni nesil istihbaratı anlamak isteyenler için soru artık yalnızca “Ne biliyoruz?” değil; “Elimizdeki bilgiden ne çıkarabiliriz?”

Mühendislik, Savunma ve Ar-Ge Perspektifinde OSINT: Teori, Metodoloji ve Uygulama
Yazar: Mazlum Kani Tan
X On Yayın Grubu

Devamını Oku

Mühendislikte Dijital Dönüşüm: Yeni Nesil Mühendislik Yaklaşımına Kapsamlı Bir Bakış

Mühendislikte Dijital Dönüşüm: Yeni Nesil Mühendislik Yaklaşımına Kapsamlı Bir Bakış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mühendislik dünyası hızla dijitalleşirken, tasarımdan analize, simülasyondan ürün yaşam döngüsüne kadar tüm süreçler yeni teknolojilerle yeniden şekilleniyor. Mazlum Kani Tan’ın kaleme aldığı Mühendislikte Dijital Dönüşüm: CAD, CAE, CFD, PLM ve Ötesi adlı yeni kitap, bu dönüşümün mühendislik dünyasındaki etkilerini kapsamlı bir perspektifle ele alıyor.

Geleneksel mühendislik yöntemlerinin yerini giderek dijital tasarım, bilgisayar destekli analiz, simülasyon, veri odaklı karar alma ve entegre ürün geliştirme süreçleri alıyor. Kitap, özellikle CAD, CAE, CFD ve PLM gibi mühendislik ekosisteminin temel araçlarını merkeze alarak dijital dönüşümün yalnızca bir teknoloji değişimi olmadığını; aynı zamanda mühendislik düşüncesini ve çalışma biçimini dönüştüren kapsamlı bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.

CAD’DEN PLM’YE UZANAN DİJİTAL EKOSİSTEM

Modern bir ürünün ortaya çıkışında yalnızca tasarım aşaması değil, analiz, doğrulama, üretim, veri yönetimi ve ürünün yaşam döngüsü de büyük önem taşıyor.

  • Mühendislik tasarımlarında CAD,
  • mühendislik analizlerinde CAE,
  • akışkanlar ve termal problemlerin incelenmesinde CFD,
  • ürün verilerinin ve süreçlerinin yönetiminde PLM

gibi teknolojiler, günümüz mühendislik süreçlerinin temel yapı taşları arasında yer alıyor.

Mazlum Kani Tan’ın eseri, bu teknolojileri birbirinden bağımsız araçlar olarak değerlendirmek yerine dijital mühendislik ekosisteminin parçaları olarak ele alıyor.

MÜHENDİSLİĞİN GELECEĞİ DİJİTALDE ŞEKİLLENİYOR

Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, makine, enerji ve yüksek teknoloji gibi sektörlerde ürün geliştirme süreçlerinin daha hızlı, verimli ve kontrollü yürütülmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Bu dönüşüm, mühendislerin yalnızca teknik bilgiye değil; dijital araçları doğru kullanma, veriyi yorumlama, simülasyon sonuçlarını değerlendirme ve farklı mühendislik disiplinleri arasında bağlantı kurma becerilerine de sahip olmasını gerektiriyor.

Mühendislikte Dijital Dönüşüm: CAD, CAE, CFD, PLM ve Ötesi, tam da bu değişimin merkezine odaklanıyor.

TEKNOLOJİYİ KULLANMAKTAN ÖTE, DİJİTAL DÜŞÜNMEK

Kitabın öne çıkan mesajlarından biri, dijital dönüşümün yalnızca yeni yazılımlar edinmekten ibaret olmadığı. Asıl dönüşümün, mühendislik problemlerine yaklaşım biçiminin değişmesiyle gerçekleştiği vurgulanıyor.

Yeni nesil mühendislik anlayışında tasarım, analiz, simülasyon ve ürün yaşam döngüsü süreçlerinin birbiriyle entegre çalışması; daha hızlı prototipleme, daha erken hata tespiti ve daha bilinçli mühendislik kararları açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor.

Mazlum Kani Tan’ın yeni kitabı, mühendislikte dijital dönüşümü merak eden öğrencilerden akademisyenlere, mühendislerden sektör profesyonellerine kadar geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden güncel bir kaynak olma iddiasıyla raflardaki yerini alıyor.

Mühendislikte Dijital Dönüşüm: CAD, CAE, CFD ve PLM’nin ötesinde yeni bir mühendislik dünyasını keşfetmek isteyenler için dikkat çekici bir çalışma.

Yazar: Mazlum Kani Tan
Yayın Grubu: X On Yayın Grubu

Devamını Oku

Uzayın Bilinmeyenleri | Gelecekte Yaşanabilecek Gök Cisimleri / Belgesel

Uzayın Bilinmeyenleri | Gelecekte Yaşanabilecek Gök Cisimleri / Belgesel
0

BEĞENDİM

ABONE OL

zayın Bilinmeyenleri’nin bu bölümünde, insanoğlunu gelecekte bekleyen gök cisimlerini gözlemliyoruz. Su, canlılar ve biz insanların yaşaması için bir gezegende bulunması gereken ilk mineraldir.

Tüm metabolizmamız suyun kullanımıyla çalıştığı gibi enerji için ihtiyacımız olan oksijen ve hidrojen de suyun bileşinidir. Bu sebeple NASA araştırma merkezleri ve birçok astronom da bir gezegendeki yaşam ihtimaline sıvı halde suyun veya benzer moleküllerin olup olmadığına bakarak karar veriyor.

Biz de bu özellikleri sağlayan uydu ve gezegenleri gözlemliyor, gelecekte bizlere yuva olabilecek yeni arayışlara tanık oluyoruz. Doç. Dr. Arif Karabeyoğlu’nun sunumuyla evrenin ve uzayın nasıl işlediğini gözler önüne seren “Uzayın Bilinmeyenleri”

Kaynak : TRT Belgesel

Devamını Oku

Dağ Manzarası Tutkunlarına: Alplerde Geçen Filmler

Dağ Manzarası Tutkunlarına: Alplerde Geçen Filmler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İçindekiler

Kışın en güzel yanı bembeyaz kar manzaraları. Yağan karla birlikte ağaçların, evlerin, sokakların Monet tablosuna dönüştüğü kış mevsimi en çok manzara sevenleri mutlu ediyor.

Dünyamız görkemli dağlarla çevrili. Alp Dağları da kuşkusuz en güzel manzaraları eteklerinde saklayan yerlerden biri. İsviçre, Fransa, İtalya, Almanya ve Avusturya’ya uzanarak büyüleyiciliğiyle geniş bir coğrafyada yer alıyor.

Film izlemenin büyüsüyle muhteşem dağ manzaralarının olduğu mekanlar birleşince de seyir zevki yüksek keyifli anları yaşamak kalıyor. Hal böyle olunca bize de Alplerde geçen filmleri görüp hayallere daldıran seyahat rotalarını senin için derlemek düşüyor.

İsviçre Alpleri: Temiz Hava ve Muhteşem Doğa

Kaynak

İsviçre Alpleri, gerçekliğini sorgulatacak cinsten güzelliğe sahip bir yer. Dağ manzaralarının güzelliğinin haricinde aynı zamanda ilham veren topraklar da diyebiliriz burası için.

Çünkü JRR Tolkien’in gençken İsviçre Alplerinde bulunan Lauterbrunnen Vadisi’nde yaptığı yürüyüş, Ayrıkvadi için bir ilham kaynağı olmuş. Orta Dünya evreninde barışın ve güzelliğin simgelendiği yere ilham olan bir yerin ne kadar büyüleyici olduğunu anlatmaya gerek var mı? Tabii ki var, çünkü bu büyüleyici yerin bilinmesi ve mümkünse görülmesi gerekiyor!

İşte, İsviçre Alplerinin hem ilham veren hem de film setlerine ev sahipliği yapan manzara dolu filmleri ve seyahat rotaları:

Clouds of Sils Maria: Doğanın İçinde, Kalabalığın Dışında

Türkçeye “Ve Perde” olarak çevrilen Clouds of Sils Maria hem İsviçre hem de İtalya Alplerinde geçiyor. Kristen Stewart’a Fransa’nın Oscar’ı olarak bilinen César’da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandıran filmin yönetmeni ve yazarı ise Olivier Assayas. Filme ismini veren Sils Maria ise İsviçre’nin yüksek bölgelerinde bulunan köylerden biri.

Sisli ve karlı Alpler, çimenli yamaçlar filmde sıkça rastlayacağın görüntüler arasında yer alıyor. Sils Maria köyü sadece filme değil, aynı zamanda Alman filozof Nietzsche’nin 1880’li yıllardaki günlerinin bir kısmına ev sahipliği yapmış. Nietzsche uzun yürüyüşlerini burada gerçekleştirip migren ağrılarına derman aramış ve yazılarını yazmış. Kaldığı yeri de müze haline getirmişler. Gidersen mutlaka ziyaret etmelisin.

Nietzsche’ye ve Clouds of Sils Maria filmine ilham veren bu bölgeye gelip hayatının en ilginç deneyimlerinden birini yaşamak istersen yapman gereken şey Zürih’e uçmak ve buradan aktarma yapmak.

Youth: Kartpostal Gibi Manzaralar 

Kaynak 

Sanat filmi ve İsviçre Alplerinin tutkunları; sizi perdenin başına davet ediyoruz. Paolo Sorrentino imzalı Youth (Gençlik) filmi hem yaşlılık hem gençlik duygularının paylaşıldığı, estetik açıdan muhteşem görüntüler sunuyor. Film, Michael Caine ve Harvey Keitel’ın hayat verdiği iki yakın arkadaş olan Nick ve Fred karakterlerinin çıktıkları tatilde, geçmiş ve geleceği sorgulamalarını konu ediniyor. Filmde İsviçre Alplerinin muhteşem manzarasını görmek “keşke orada olsam” hissini veriyor.

Filmi izlediğinde kartpostal gibi bir doğa görüntüsü, arınma hissi ve tüm görkemiyle fonda yerini koruyan İsviçre Alpleri şüphesiz seni kendine çekecek. Bu davete icabet etmek istersen seyahat falında Zürih’e doğru yapacağın bir uçak yolculuğu var!

Heidi: Çocukluğa Yolculuk

Kaynak

Heidi! Çocukluğumuzun unutulmaz çizgi filmi. Clara, Peter, Heidi ve dedesi sayesinde İsviçre’nin Alpleriyle tanıştığımız ilk görsel dünya. Mainfeld köyü yamacında çimenlerde seken küçük kızı görüp bambaşka yerler olduğunu keşfettiğimiz ilk anlardan biri.

Heidi, “Anlatılan yerler gerçekten de var!” dercesine İsviçre’nin muhteşem doğasında beyazperde aracılığıyla birkaç kez ete kemiğe büründü. Heidi Village olarak tanınan Ober Rofels’i ziyaret edersen Heidi’nin dünyasını görme şansın olabilir. Çizgi filmde gördüğümüz mekanlar ve eşyalar birebir olarak sergileniyor.

Heidi’nin evi mart ve kasım ayları arasında ziyarete açık. Diğer aylar için Heididorf web sitesi üzerinden rezervasyon yaptırabilirsin. Çocukluğuna bir selam vermek istersen Zürih’e uçup bir tren yolculuğuyla bu bölgeye ulaşabilirsin.

İtalyan Alpleri: Doğanın Kalbine Doğru

İtalya denince gözümüzde hep deniz, hep güneş canlanıyor. Oysa yazın tüm coşkusunu taşıyan sahillerin diğer tarafında; kışın sakinliğini, doğanın büyüleyici güzelliğini yansıtan Kuzey İtalya var. Bu konuda İsviçre kadar popüler olmasa da Alplerin sere serpe uzandığı Kuzey İtalya, bu zamana kadar pek çok filme ev sahipliği yaptı. En son misafir ettiği film seti ise House of Gucci oldu.

House of Gucci: Entrikanın Ardındaki Görkemli Manzara

Kaynak

Ünlü moda markası Gucci’nin çalkantılı aile hikayesinini konu alan film, İtalyan Alplerinde çekildi. House of Gucci (Gucci Ailesi) filmi, İtalyan Alplerinin en gözde yerlerinde batıda Aosta Vadisi’nden doğuda Dolomitlere kadar olan bölgede sık sık doğa manzaralarına da yer veriyor.

Filmi izledikten sonra şaşaalı hayatların ve entrikaların arka planındaki dağlar, seyahatine ilham olacak. Üstelik sadece Alplerin değil, Avrupa’daki dağların da en yüksek noktası, 4.807 metre yükseklikteki Mont Blanc’ın İtalyan sınırlarında muhteşem bir kayak pisti de mevcut. Ekstrem sporları ve muhteşem manzaraları seviyorsan burası tam sana göre!

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.