43,8377$% 0.16
51,7041€% 0.16
7.182,08%2,07
12.091,00%1,75
48.216,00%1,75
02:00
20 Şubat 2026 Cuma
Türkiye – 2026 — Yazar Hasan Yıldız, çocuk okurlar için kaleme aldığı yeni eseri “Kâbe’nin Küçük Misafiri” ile minikleri hem eğitici hem de kalpleri ısıtan bir yolculuğa davet ediyor. Manevi değerleri, tarih bilincini ve umut duygusunu çocukların anlayabileceği sade bir dille anlatan kitap, raflardaki yerini aldı.
Kâbe’nin Küçük Misafiri, evreni, sevgiyi ve yaratılışı çocukların hayal dünyasına uygun metaforlarla anlatan özel bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap, Peygamber sevgisini ve manevi değerleri korkutucu ya da ağır bir dil kullanmadan; sıcak, öğretici ve umut dolu bir anlatımla sunuyor.
Bu yönüyle eser, çocukların hem kalbine hem de zihnine hitap eden eğitici bir değerler kitabı niteliği taşıyor.
Hikâyenin merkezinde, İstanbul’da yaşayan Yusuf isimli bir çocuk bulunuyor. Günlük hayatın koşuşturması içinde kendini yalnız hisseden Yusuf, bir gün onu büyük bir keşfe götürecek gizemli bir yolculuğa çıkıyor.
Bu macera:
uzanarak çocuklara hem tarih bilinci hem de merak duygusu kazandırıyor.

Kitap çocuklara şu kazanımları sunmayı hedefliyor:
Sade anlatımı ve akıcı kurgusu sayesinde eser, özellikle ilkokul ve ortaokul yaş grubuna hitap eden güçlü bir çocuk kitabı olarak öne çıkıyor.
Kâbe’nin Küçük Misafiri, çocuklara manevi değerleri sevdirerek anlatmak isteyen aileler ve öğretmenler için güvenilir bir kaynak olma özelliği taşıyor. Hem öğretici hem de sürükleyici yapısıyla çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına da katkı sunuyor.
Unutulmuş biriyim senden
Bütün günlerden habersiz geliyorum
Var mıyım, yok muyum çılgınlığında
Anlaşılmaz bir yerinden tutmaktayım sonsuzluğu
Doğarken bilinmeden
Ve ölürken unutulup giderek
Bu duyarsız yüzyılın hengamesine düşmüşken gariplik içinde
Unutulmuş biriyim evlerden
Yurdum güneş ocağı
Vatanım kabristan konağı
Uzağım, firakım sevginin türlüsünden
Ve hayat özlemiyle geçiyorum yüreğimdeki kıraç ovaları
Yeni yeni insanlar tanıyorum
Yüreğim ki sensizliğin atlasında mahcubiyetiyle açan bir çiçek
Düşündeyim gözlerinin
Mavi uykularından sana kapanan solgun yüreğimle
Unutmak kelimesine kinim var
Hatırlamak kelimesine derin hürmetim
Aşktan açılıyor gönül kapılarım varlığının unutulmaz hatırasına
Ev demeye dilim varmıyor dünya zindanına içinde sen yoksan…
Erkan Eren
Ne varsa düne dair eskimeyen,
işte o değerlidir.
Sevgim eskimez,
her yeni günde kıvılcım saçar
sımsıcak bir gülüşle.
Aklıma her gelişinde
yüreğimde çiçekler açar;
tohumu atadan gelir,
geçmişin sevgisi genlerimde saklı.
Rüyalar bazen gerçek,
bazen gerçeğe yakın.
Bir şarkının sözlerinde yüzer,
ritminde uyur huzur bulduğu anlarda.
Sıcak bir çay gibi ısıtır içimi
o zamanlar.
Kendiyle konuşur geveze bir papağan,
kelimeler tanımaz birbirini,
cümle onların ilk randevu yeri.
Zincirleme bir sevgi tamlaması:
o beni sever,
ben başkasını,
başkası diğerini.
Ve yine de herkes bekler birbirini.
Geçmişin üstü kalsın,
gelecekten alacaklıyız.
Bir yemin ettim;
tövbesi dilimde zikir,
her yaşanan kalpte birikir.
Göz görür, dil söyler,
gönül hisseder.
Yarın da dünün bugünü değil miydi?
Söyle kader,
neydi ördüğün ağların?
Paslı tellerde çizdim
avuçlarımda izleri.
Alnına yazılmış
değişmez hükümleri,
sevginin demini almış,
sensizliğimle içtim.
Sennur MUTLUGİL
İçimde eski özlemlerin sızısı
Siyah beyaz zamanlarda kalmış çocukluğum gelir aklıma
Dudaklarında elma şekeri kırmızısı;
eski bir çula alınmış
Ve bir parça mutluluk çalınmış yüzüne
Uçuyor bulutların üstünde
Dünyalar onun.
Ne bilir şimdiki çocuklar
Ne de anlatsan inanırlar
Nasıl da dünyalar senin olur muş bir elma şekerine?
Oysa şimdi
Bir parça ekmek uğruna
Dünyaları vermeye hazır çocuklar;
Gazze’de.
HAKAN MERİÇ
29 EYLÜL 2025
YALIKAVAK
geçer üstünden
senelerin gürültüden yorgunluğu
yaşlanmayı hiç düşünmeyen insan
bakar daima geriye
oradan gelmemiş gibi bugüne
kuşların gölgesi dolanır denizi
toprak terler güneşten
gökyüzü efkar dağıtan tepende
bir garipsin unutulan
öyle garipsin aşktır gelmeyen kapına
ölüm
bildiğin bir şey değil, dertlenme
rastlayan mı var kendi ölümüne
hayat
bildiğin bir şey değil, dertlenme
gez dur içinde rastlayabilirsen kendine
yoktan vara düşlediğin
hakkın olandan bir de güzel sevgili
sonsuzdan yolunu gözlediğin
nasıl bıraktıysan
oradan devam etmeli hayata
nasıl inandıysan
baş koymalısın onun uğruna
ki yaşamak ve ölmek hep sır hükmündedir ortalıkta…
Erkan Eren